UzayKaşifi
314k

Güneş Sisteminin Sonu Nasıl Gelecek

Paylaş
  • 39
    Shares

Yıldızımız bir süpernova gibi patlamayacak ve etrafındaki gezegenleri uzaya fırlatmayacak. Çünkü bunu yapabilecek kadar büyük ve ağır değil. Fakat hidrojenini bundan yaklaşık 4,5 ila 5,5 milyar yıl sonra tükettiği zaman, Güneş Sistemimizin ortasındaki sıcak ve büyük plazma küresi devasa boyutlara şişip öyle bir parlak olacak ki, kozmik mahallemiz sonsuza dek değişecek. Birçok yıldız gibi, Güneş de bir cüce yıldızdır ya da diğer bir deyişe anakol yıldızıdır; Güneş’in çekirdeğindeki nükleer füzyon, hidrojeni helyuma çevirerek enerji açığa çıkmasını sağlar. Bütün hidrojen tükendiğinde ise, çekirdeğin etrafındaki hidrojen katmanı yanmaya başlar ve ekstra bir sıcaklık oluşturur.

Bu sıcaklık, Güneş’in bir balon gibi şişmesini engelleyen yerçekimi kuvvetinin üstesinden gelir. Sonuç: şimdiki halinden binlerce kat daha parlak ve dış katmanları en içteki gezegenleri yutabilecek kadar şişmiş bir yıldızdır, yani kırmızı devdir. Öyle ki; kırmızı deve dönüşmüş Güneş’in çapı, Dünya’nın şimdiki yörüngesinin bir miktar daha ilerisindedir. Güneş’in çapının Dünya yörüngesinin daha ilerisine kadar gelmesi tabii ki bir felaket. Fakat bizim küçük mavi gezegenimiz, hala bu durumdan kurtulabilir. Güneş şiştiği zaman, ağırlığının üçte birine kadarı dışarıya doğru giden yüklü parçacıklar rüzgarına gider.

Bununla yerçekimi kuvvetinin bir kısmı da gider ve kuyrukluyıldızlar, asteroidler ve gezegenler daha geniş yörüngelere otururlar. Daha içteki gezegenler için, bu zamana karşı bir yarıştır. University of Warwick’den Dimitri Veras’a göre; Merkür, Venüs ve Dünya etkili bir şekilde Güneş’ten kaçmaya çalışacaklardır. Merkür ve Venüs için durum biraz kritik; çünkü bu yarışı kaybedecekleri neredeyse kesin, bu iki gezegen Güneş’in şişmiş atmosferi içerisinde kaybolacaklar ve gelgitsel kuvvetler tarafından paramparça edilecekler. Dünya’nın kaderi için ise bu kadar kesin konuşulamıyor. Dünya, Güneş’ten kaçmaya başladığı zaman, Güneş’in dış katmanlarındaki gelgitsel kuvvetler tarafından yeniden içeri çekilecek. Veras’a göre; bu noktada sonucu tahmin etmek oldukça zor. Dünya bu durumdan kurtulsa da, eğer Dünya üzerinde hala canlı kaldıysa yaşam bir hayli zorlaşabilir; çünkü Dünya’nın iç kısmının oldukça fazla ısınmasından dolayı Dünya genelinde volkanik patlamalar görülecek. Dünya’nın daha ötesinde kalan gezegenler ise muhtemelen hayatta kalacaklar fakat atmosferleri ya değişecek ya da kaynayıp kaybolacak. Hatta süperşarjlı (aşırı yüklenmiş) güneşimiz, asteroid kuşağında tahribata bile yol açacak.

Güneş ışığının vurduğu asteroidler çok hızlı dönecekler ve kendilerini santrifüjleyip küçüp parçalara ayıracaklar. Sistemimizin en uzak bölgelerinde yer alan ve sistemimize zayıf bağlarla bağlı buzsu nesnelerin devasa popülasyonunun oluşturduğu Oort bulutu da, sessizce yıldızlararası boşluğa sürüklenecek. Bir de umut ışığı var: şişmiş eski yıldızımız o kadar fazla ışık saçacak ki, içinde Plüton’un da bulunduğu şimdiki soğuk Kuiper kuşağının olduğu bölgeler yaşanabilir hale gelecek. Fakat bu ihtimal geçici olacak. Şişmiş bir kırmızı dev olarak yaklaşık 800 milyon yıl geçirdikten sonra, Güneş büzüşerek kabaca şimdiki büyüklüğünün 11 katı kadar olacak ve sonra kısa bir süreliğine tekrar şişecek. Son olarak da, atmosferi yok olarak geride yalnızca parlayan bir çekirdek bırakacak: yani beyaz cüce yıldıza dönüşecek. Yıldızın korlaşmış ateşi soğuyacak, nihayetinde kristalize olacak (crystallise) ve Kuiper kemerini bir kez daha soğukla yüzleştirecek.

Kaynak: https://bilimfili.com/gunes-sisteminin-sonu-nasil-gelecek/